Kişisel markanızın önemini düşündünüz mü hiç?
Çalıştığımız şirketlerin ya da sahibi olduğumuz markaların kurumsal imajını ve marka algısını yükseltmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bunun için profesyonellerden destek alıyor, kurumsal marka sürecine maddi manevi yatırım yapıyoruz.
Peki, kurumsal markamıza yaptığımız yatırımın onda birini kişisel markamız için de yapıyor muyuz?
Bu soruyu sorduğumda pek çok kişinin bireysel imaj ve kişisel marka kavramının tanımını bile bilmediklerini ya da çok yanlış bildiklerini görüyorum.
Bireysel imaj zannedilenin ya da sık karşılaşılanın aksine aslında sahip olmadığımız bir maske değildir. Olmamalıdır. Bireysel imaj sizin sahip olduğunuz en iyi özellikleri başkalarının en doğru şekilde anlayacağı şekilde görünür kılmaktır.
Yani zaten sizde var olanın görünür hale getirilmesidir.
Gerçekte olmadığı kadar zengin, gerçekte olmadığı kadar güzel, gerçekte olmadığı kadar başarılı bir bireysel imaj çizmeye çalışan herkesin günün birinde gerçeğe teslim olduğunu görüyorum.
Oysa güçlü yönlerinizi parlatmak, kendinizi iyi olduğunuz taraflarda görünür kılmak kişisel markanızın temelidir.
Özetle bireysel imajın kullandığınız markalarla, giydiğiniz kıyafetle, arabanızla, saatinizle hiçbir ilgisi yoktur.
Bakın, ne giydiğinizin bir önemi yok demiyorum benim söylediğim bireysel imajın bundan ibaret olmadığı ve önemli olanın kişisel markanızın başkalarına sizin hakkınızda ne anlattığıdır.
Diğerlerinin fikrindeki ben kimim?
İşte bütün mesele bu.
Bu yüzden ne giydiğiniz önemlidir ama ne okuduğunuz daha önemlidir.
Hangi yönünüzü görünür kılmak istiyorsunuz? Bireysel imajınızı güçlendirmek istiyorsanız, size tavsiyem öncelikle bu kritik sorunun cevabına bir karar vermenizdir.