Ölçmediğiniz hiçbir şeyi değerlendiremezsiniz. Dolayısı ile bir sonucu iyi ya da kötü olarak değerlendirebilmeniz için bunu bir şeyle mukayese etmeniz gerekir. Özellikle reklam, iletişim gibi soyut alanlarda ölçme ve değerlendirme süreçlerinin sübjektif şekilde bireylerin görüşlerine bağlı olarak ortaya konulduğunu görüyorum.
Oysa iletişim, marka bilinirliği, reklam ve pazarlama araçları nesnel ölçme ve değerlendirme süreçlerine tabii tutulabilecek kadar somut sonuçlar üretir. Bununla ilgili olarak bizim de kendi şirketimizde kullandığımız birçok yöntem ve raporlama sistemi var. Eğer bu rakamsal verileri doğru okursanız attığınız her adımda daha fazla sonuç üretebilirsiniz.
Maalesef pek çok şirket bunu yapmak yerine aynı basmakalıp yöntemlerle sürekli aynı şeyleri yapıyor ve şaşırtıcı bir şekilde farklı sonuç bekliyor. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç üretemeyeceğimize göre yöntem değiştirmek gerekir.
Peki, bu yöntem değişikliğini hangi somut veri ile yapacaksınız.İşte ölçme ve raporlama süreçleri bu noktada devreye girer.
Bunu yapmaya devam et.
Bunu yapmayı kes.
Bunu daha çok yap.
Ya da bunu daha az yap diyerek doğru sonuç için doğru yöntemleri bulmanıza yardımcı olur.